
Fıtratım ve işime duyduğum saygı gereği, eğer çok ciddi bir yoğunluk yoksa, benim dışımdaki sebeplerden dolayı sarkmalar da olmuyorsa, işimi belirli bir düzende yapar. gün içinde kendimi sıkıntıya sokmadan, ertesi güne iş bırakmadan çalışırım. Dolayısıyla, planlı çalışmamın sonucu olarak iş saatlerinde boş zamanım olur. Benim bu boş zamanlarım da sorunlu tabir ettiğim kişilerin gözüne batar durur. Kendi sorumsuzluk ve yavaşlıklarının bedelini bana ödetmek derdine girerler.
İş hayatında da özel hayatta da öncelikleri belirleyip, o doğrultuda haraket etmek gerektiğini düşünmüşümdür hep. Yazıkki herkes bu düşüncede değil. Ben öncelikle işimi doğru, dürüst. ve zamanında yapmaya çalışırken, bahsettiğim kişiler öncelikle iyi vakit geçirmeye, sohbete muhabbete odaklandıkları için işlerini yarım-yamalak ve önemli gecikmelerle ancak yapabiliyorlar. Kendilerinden iş bekleyenlere yetişebilmek için birini bırakıp diğerine geçtiklerinden asla zamanında yetiştiremiyorlar ve benim boş zamanlarımda, tabiri caizse 'iki lafın belini kırma'yı abarttıkları zamanlarda yapamadıkları işlerine el atmamı bekliyorlar. Üstelik bahsettiğim işler örneğin bir doktorun acil bir hastaya herkes yerli yerindeyken ambulansa atlayıp tekbaşına gitmesi, onu hastaneye getirip tedavisini yapması gibi bişey. E ne oldu ambulans şöförüne, sağlık görevlilerine, onlar ne yapıyor, Doktora mı kaldı bu iş demezler mi?

İşin beni asıl çileden çıkaran yanı, onun bu konuda ve başka konulardaki saygısızlıklarını, hadsizliklerini işverenlerin görmezden gelmesi, yaşının biraz büyük olmasından dolayı saygısızlıklarını hoş görmemi isteyip duruyorlar. Hatta yardım ediver canım ne olacak dedikleri bile oluyor. Bu durum malum şahsın gururunu okşadığı ve benim de sabrımı zorladığıyla kalıyor tabi. Çünkü yardım edilecek bir durum değil. Keyfi olarak aksatılan işe elimi sürmemeye devam ve inat ediyorum ben de. Ama bu duruma daha nekadar sabredebileceğimi de bilmiyorum. Malum kişinin yaşı büyük olduğu için mümkün olduğunca saygılı davranmak için kendimi zorluyorum, onun bana karşı yaptığı saygısızlıklara rağmen çok zor oluyor, çünkü işverenlerin tutumundan dolayı o hala aynı şekilde devam ediyor.
Geçen hafta kendimi "şu binanın üzerine göktaşı düşsün Allahım ne olur, ama içinde ben olmayayım" diye dua ederken buldum. Siz tahmin edin artık ne durumda olduğumu.
Maalesef hayatta iyi olduğu kadar art niyetli insanlarla da çok karşılaşıyoruz. Allahım herzaman iyi insanlarla karşılaştırsın hepimizi, ve artniyetli olanlardan korusun, karşılaştıklarımıza karşı da her ne olursa olsun doğru yoldan ayırmasın. "Amin"..
Canım Rabbim sabır ve kolaylıklar versin. İş hayatının stres ve sıkıntılarını çok iyi anlıyorum. Az bir süren kalmış, ne olursa olsun sen şeytana kulak asma ve 1,5 yıl daha sık dişini.
YanıtlaSilSevgiler.
Aminn canım ya, 1.5 yıl gözümde nasıl büyüyor ama bir bilsen, bu sabrın sonu selamet olur inşallah,
Sil